Sosyal Güvenlik (SGK) Uzmanı Dilek Ete, milyonlarca vatandaşın beklediği düzenlemelerin yer almadığı torba yasaya, Bağ-Kur 7200 prim günü sözünün tutulmamasına ve SGK bütçesindeki israfa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İktidarın ekonomi ve sağlık politikalarını sert bir dille eleştiren Ete, “Akşam olunca taş mı yiyeceğiz?” diyerek emeklilerin sürüklendiği yoksulluğa dikkat çekti.
Çalışma hayatı, emeklilik sistemi ve SGK bütçesindeki açığa dair değerlendirmelerde bulunan SGK Uzmanı Dilek Ete, sistemdeki adaletsizliklere isyan etti. İktidarın seçim döneminde verdiği sözleri unuttuğunu belirten Ete, özellikle Bağ-Kur ve doğum borçlanması mağdurlarının görmezden gelindiğini vurguladı.
Kadınların doğum borçlanması hakkı taleplerinin karşılıksız kaldığını belirten Ete, esnafın beklediği prim indirimi müjdesinin de rafa kalktığını hatırlattı.
Ete, “Sayın Erdoğan seçim öncesi çıktı, Bağ-Kur prim gün sayısını 7200 güne düşüreceğim dedi. 2023 yılı bitti, 2026 yılına geldik, sözler hala duruyor. Bağ-Kur tescil mağdurları var, ödemek istiyorlar ama Hazine’ye para girecek olmasına rağmen ‘hayır’ deniliyor” ifadelerini kullandı.
Emekli maaşlarının artırılmamasına gerekçe olarak gösterilen “SGK bütçesi açık veriyor” söylemini eleştiren Ete, bütçedeki asıl deliğin özel hastanelere yapılan denetimsiz ödemeler olduğunu savundu.
Ete, sistemi şu sözlerle eleştirdi:
“Biz SGK olarak iki yakayı bir araya getiremiyoruz, çok fazla emeklimiz var diyorlar. Ya, emeklileri mi öldüreceğiz? Hastaneleri bulmuşlar, aynı hastaya 30 diş çekimi, 3 ameliyat yazılarak faturalar şişiriliyor. Özel hastanelere kamyonla para ödüyoruz. Hayatında dört kez hastane kapısını çalmamış vatandaşın harcamasını da özel hastaneleri zengin ederek tüm emeklilere kesiyorsunuz. Sonra da 5 milyon kişiyi 20.000 TL maaşta birleştiriyorsunuz. Bu sistemi yönetmek değil, günü kurtarmaktır.”
Meclis gündemine gelen torba yasalarda vatandaşın gerçek sorunlarına çözüm üretilmediğini belirten Ete, bürokraside liyakatli isimlerin arka plana atıldığını söyledi.
“Çalışma Bakanlığı’nda çok bilgili, sistemi düzeltecek yetenekli kişiler var ama fırsat vermiyorlar” diyen Ete, torba yasa süreçlerine ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu. Ete, “Vatandaşın beklediği sorunların hiçbiri torba yasada yok. Plan Bütçe Komisyonu’na kadar geliyor, oradan nasıl gizli bir el dokunuyorsa hop geri dönüyor” dedi.
Sistemin baştan aşağı adalet temelinde yeniden kurgulanması gerektiğini belirten Ete, açlık sınırının altında maaş alan milyonlarca vatandaşın hayatta kalma mücadelesi verdiğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı:
“Çalıştığınız günler ve ödediğiniz primlerin karşılığında adil maaşlar ödenecek ya da ‘Muz cumhuriyeti gibi devam edeceğiz’ diyecekler. Yollar, köprüler yapmakla karın doymuyor. Vatandaş akşam olunca taş mı yiyecek?”
